Dinde zorlama var mı yok mu?

 

          Bir dönem bu konunun tartışıldığı bir ortamda yer almıştım. Ciddi anlamda şaşkınlığa uğradım.
         Bir yazı yayınlamışlardı ve bu yazının üzerinden tartışma başlatılmıştı.

      ‘’Dinde zorlama yoktur'un manası: Bir kafire , kılıç zoruyla ' ille de
gel müslüman ol diye zor kullanılmaz. çünkü zor kullanıldığı
takdirde ne olur? Adam münafık olacak! zahirde diyecek ki: ' Ben
İslamiyeti kabul ettim.' Kalbinde inkar eder, münafık olur. Küfürden
adamı kurtarmakla onu nifaka sokmuş oluyor... İşte bu islamda
yoktur. Bunun için dinde zorlama yoktur.’’

     Eksik fakat doğru bir bilgi… Aslına bakarsanız bu zaman için pek de geçerliliği olmayan bir bilgi. Kafire kılıçla gel Müslüman ol demek fii tarihine ait değil mi? Bu zamanda gençlere böyle mi öğreteceğiz İslam da zorlama olmadığı gerçeğini..

         Bunun yerine  hristiyan olan bir insana , islamı anlatıp kabul etmediğinde de çeşitli şekillerde zorlayıcı olmak mesela hapse atmak , zorla namaz kıldırmak , zorla oruç tutturmak vb.. tarzı yollara başvurmak o kişinin değil mümin olması münafık olmasına  sebebiyet verir ki bu olaya vesile  olduğumuz için daha çok günaha gireriz diye düşünüyorum.  Asıl bu şekilde yapılan zorlama zorlamadır. Kılıçla olan direk zulme giriyor zaten. Bu devirde de hala bir kafiri kılıç zoruyla Müslüman yapamayacağımıza göre, demek ki bu konuyu daha farklı anlamamız gerekir.

         Yazı devam ediyor :

 ‘’Fakat müslüman olduktan sonra, kadın olduğuna göre örtünmeye
mecburdur; veya erkek olursa onbeş yaşından itibaren aklı olduğu
müddetçe namaz kılmaya mecburdur. zinadan sakınmaya mecburdur.
hırsızlık yapmaktan kaçmak mecburiyetindedir. Buna zor
kullanılır; "hırsızlık yapma" yaptığı takdirde ceza verilir. " İçki
içme" içtiği takdirde ceza verilir. Bu demek değildir ki; 'müslümanım' dedikten sonra, müslümanlığı tatbik etmeyen hakkında zor
kullanılmaz. Böyle bir şey yoktur

         Müslüman olduktan sonra kadınsa örtünmeye mecburdur ,erkekse 15 inden sonra namaz kılmaya mecburdur. Şimdi bu cümleye bakalım, kadınsa örtünsün erkekse çıplak gezebilir. Erkekse namaz kılması mecburi , kadınsa ne yaparsa yapsın. Yeter ki örtünsün de, en önemli şart buya İslam da, örtünmüyorsa İslam olamaz. İslamım dese de sakın ona inanmayın. Sanki Müslüman olunca bir paket program içine girdiniz. Hepsini ya yap ya da beceremiyorsan terk et.  Sanki inancını ölçen bir cihaz var , yada birinin inancı bir diğerinin onu yargılamasını mübah kılıyormuş gibi. Dikkat ettiyseniz inancı islamı  daha en başında illada kadın ve erkeği ayırarak örneklendiriyor. İnsan olarak ele almıyor.

 

      Müslümanlığı öyle  kurallar içine sıkıştırıyor ki hiç bilmeyen birine  bu koşullarda gel İslam ol dese daha baştan o kişiyi kaybedecek ..

      Şer’i yönetim olmadığı sürece;  hiçbir insana müslüman  diye  inancına  aykırı düşen  davranıştan  dolayı ceza verilemez. Kaldı ki ; gerçek anlamda İslamın ve şeri kanunların doğru uygulandığı bir sistemde  hiçbir suç ceza ile sonuçlanmaz.                  

       Zira Allahın rahmeti merhameti o kadar çoktur ki bir insanın  size karşı işlediği suçta her ne kadar kısasa kısas hükmü olsa da asıl güzel  ve islama uygun olan karşı tarafı affetmesidir. İslamın bu olağanüstü bağışlayıcılığı mümin olanı diğer inanç sistemi içinde yer alan tüm insanlardan üstün ve ahlaklı kılar. Bütün  suçların  bağışlanmasınında her müslümanım diyenin kaldırabilmesi muhaldir.

       Ayrıca dini hükümler kanun maddeleri gibi kesinlik içermez Temelde İslam olduğu halde; Müslümanlarda  pek çok farklı anlayış ve uygulama mevcuttur. En basitinden mezhep farklılıkları vardır. Dolayısı ile dini kanun gibi uygulamaya kalkışmak mümkün değildir. Zaten İslamın ilk dönemlerinde de devlet diye bir kavram yoktu. Kabileler ve kabileleri yönetenler vardı. Şu an yaşadığımız toplumda o günki yaşam tarzı  ile bu günki yaşam tarzının  her yönden iyi incelenmesi gerekir. Kabile yönetimi artık kalkmıştır. Din zaten kişinin vicdanına birebir hitap eder. Ve herkesinde her şeyi dörtdörtlük yapması beklenemez. Zaten mumla arasanız dörtdörtlük yapanıda bulmanız mümkün değildir. Bir insan müslümanım dedi diye başkası tarafından bu inancın tüm şartlarını yerine getirmesi için zorlanması manasız bir şeydir. Din Allah ile kul arasındadır. İnsan insanı bu konuda ne yargılayabilir , ne de zor kullanabilir.

     Din;  özgürlüğün olmadığı hiçbir yerde gerçek anlamı ile var olamaz. Bunu  kendi ülkemiz dışında ,  güya müslüman olan ülkelerde görmeniz mümkün. Bence o ülkeler de devlet zorlaması ile yapılan hiçbir dini kuralın hayırlı bir getirisi de yok. Münafık kaynıyor ortalık maalesef.

       Şimdi iki insanı ele alalım , ikisi de müslümanım diyor , biri namaz kılıyor ,diğeri kılmıyor . Siz toplumsal bir takım düzenlemelerle kılmayana ceza uyguluyorsunuz , ceza uyguladığınız için kılmayanda mecburen kılıyor. Allahın emri diye değil , sırf siz toplumda bu kurallar konusunda zorlayıcısınız diye. Şimdi bu İslama uydu mu ? Gönül rızası ile kılanla mecburen kılanı birbirine karıştırdınız. İçi dışı farklı insanlar yarattınız. Bu mu istenilen şey ?? Maksat münafık yaratmak mı?   Pek çok insan bilir zorla yedirilen yemek bile fayda etmez bünyeye , hatta fazla zorlarsanız kusabilir. Kusmasa dahi o besinin içindeki hiçbir vitamin ve minerali vücut kullanamaz.

 

       Biz yazımıza dönelim ; ne demiş en son , müslümanım diyorsa siz onu zorlayabilirsiniz . Niye sen zorluyorsun , onun aklı yok mu ? Sana ne ?? Müslümanım dediyse İslamın gerektirdiği ibadetleri kendi kendisine anladığı ölçüde, fıtratının elverdiği kadarıyla uygular zaten. Bunu yapıp yapmadığının kontrolü ve sonuçlarını yaşaması senin tekelinde mi ? Sen kendi kusurlarınla ilgilensene. Sana düşen yanlış gördüğün yerde münasip bir dille yada elle müdahale etmen , bunun dışında nasıl  zorlayıcı olabilirsin ki.. Kim sana bu yetkiyi veriyor?

     Hırsızlık yaptığı takdirde ceza verilir elbet , fakat namaz kılmadı diye ceza verilemez. İkisi farklı şeyler. Yaptığınız ya da yapmadığınız şeyden dolayı ikinci ve üçüncü şahıslar zarar görüyorsa bunun bedelini ödemek durumundadır insan. Buda yaşadığınız ülkenin hukuku çerçevesinde gerçekleştirilir. Ama yok siz illa benim dini anlayışım üzerinden bana ceza uygulansın derseniz ; Bazı kötü niyetli insanlarda  çok saçma sapan bir tarikat kurar , bu tarikate sapkın fikirler öğretir , kendince kurallar uydurur ,ardından da bende böyle bir dine ,öğretiye bağlıyım ,benim inancıma göre de  örneğin malımı çalanın kendisinin ve tüm akrabalarının gözlerinin oyulmasını , ciğerinin sökülmesini istiyorum derse  ne yapacaksınız ? Bu da o nun inancının getirisi , sen beğen yada beğenme. O da kendince inancını yaşamak istiyor. Daha bu bişey değil ,  inancı gereği sen inan inanma , kendi inancı onu zorladığı için ; en ufak bir toplumsal suçda  sende olaya dahilsin. Sen inancına göre hırsıza ceza veriyorsun , oda kendi inancına göre hırsıza ceza veriyor. Onun ceza anlayışına  sende dahilsin. Akraban hırsızlık yaptı diye öldürülmek işine gelir mi ?

      Demek ki İnanç sisteminiz ne olursa olsun ; bu sadece sizi bağlar , başkasını değil. Bir insan müslümanım dedi diye ; kendisi dışında ikinci bir şahıs hiçbir konuda onun üzerinde zorlayıcı olamaz. Bu kişi evladı bile olsa. Belli bir yaştan sonra  evladınıza bile söz geçiremezsiniz.  Evladınız bile olsa eğer zor kullanarak  ibadet yaptırıyorsanız, siz yokken bu davranışı   terk edecektir. Ben benle beraberken namaz kılan ben yokken namazı terk eden çok insan bilirim. Şimdi hepsini kafir mi kabul edelim ya da kusurunu yüzüne vurup , ardından falakaya mı yatıralım.

         Allah dileseydi tüm kullarını hidayete ulaştırırdı. Nasıl ki meleklerin özgür iradeleri yok ve daimi olarak ibadetteler. İnsanın melekten farkı özgür olması ve özgür olduktan sonra tercih yapma şansı elde etmesidir. Allah dileseydi herkes namazında niyazında orucunda olurdu. Bırakın insanlar özgür olsunlar. Ki kim kimdir kendini ortaya koyabilsin.  

        Ve yazı devam ediyor ;

‘’’ ….islam dini kalbden yaşanacak bir inançtan ibaret değildir.
"Dini kalbimde yaşıyorum, kalbim temizdir" diye birşey yok... Madem
ki inanıyoruz inancımızı tatbik etmeye mecburuz. Mecburiyet olursa
zor kullanmak vardır. Eğer dünyadaki hakimler zor kullanmazlarsa,
amirler bunu tatbik ettirmezlerse; ahirette yirmi kırbaç yiyecekler,
biz de on kırbaç yiyeceğiz. Alaküllihal kişi müslüman olduktan
sonra, günahlardan sakınmak mecburiyetindedir. sakınmadığı takdirde
zor kullanmak vardır’’

 

      İşte benimde anlatmak istediğim buydu hakimler kanun uygulayıcılardır. İslam da böyle bir kanun sistemi oluşturamazsınız, kimin anlayışına göre oluşturup kime uygulayacaksınız. İslamı binbir şekilde algılayıp yaşayanlar var.

       Örnek vermiş ama çok yanlış bir noktadan vermiş. Din topluma değil , kişiye hitap eder. Kişiler dine göre kendi hak ve sınırlarını bilir, vicdani muhakeme ile kendilerini yönetir. Toplum ahlakı böyle oluşur. Din topluma gelmemiştir.Ferde gelmiştir. Direk muhatap olarak kişiyi ele alır.  Bu yüzden benim dinim bana senin dinin sanadır.

       Madem ki inanıyoruz tatbik etmeye mecburuz demiş . Tamam da güzel kardeşim zaten tatbik ettikleri ölçüde iman dereceleri oluşur insanlarda. İnanıyorum der az yapar , inanıyorum der , çok yapar. Bu kişiden kişiye değişir. Tabi ki kalbim temiz demek kendini kandırmak demektir. Ancak bir insan kendini kandırıyorsa bu onun sorunu . Zor kullanmak da neyin nesi !.

     Şu ahirette kırbaç olayı ise içler acısı.. Mecazlardan hakikate ne zaman terfi ederiz bilmem. Birde terazi kefesi vardır hani günahların tartıldığı !!!( Dijital tartı henüz keşfedilmemiş  ya ahirette  ).    Bir de kıldan ince sırat köprüsü vardır  ( semaya çizilmiş incecik bir köprü üstünden kimi kestiği kurbana binmiş gidiyor , kimi sürünüyor vs.vs. ) Melekler vardır birde binlerce kanadı olan kuşlara benzetiriz .. Hangi birini düzelteyim?

      Kar taneleri yere inerken her birini iki melek indirir derler, bizde kanatlı minik melekler hayal ederiz kar tanesini yere indiren ..   Suyu oluşturan  elementler den bahsediliyor olmasın! ( oksijen , hidrojen )  Eskiden enerji , element nedir belki anlatamazdınız o dönemin insanına ama ,biz bu dönemde hala o döneme ait benzetmeleri mecazları kullanıyoruz. Ve bilgisayar çağının  bu insanlarına kırbaçlardan bahsediyoruz.

Sonrada islamı öğretiyoruz diye teselli oluyoruz. Öğretmek de değil , tebliğ ettik diyoruz ; o da ne demekse.. Sanki İSLAM Dini ni hiç duymamış bir insan topluluğu içine düşmüşüz  gibi . Konumuz bu değil ama değinmeden geçemeyeceğim.  

        Kime neyi tebliğ ediyorsun arkadaşım. İslamı duymayan bir kişiyi dahi tanıyormusun? Yok dersen ki ben bana dini konuda sorulan bir soruyu cevaplıyorum amenna. Bildiğin kadarıyla anlat , ama efendim ben tebliğ gibi bir vazife üstlendim dersen komik duruma düşersin. Ben yıllardır bildiğim kadarıyla bana sorulduğunda dini konularda anlattımda anlattım ,ama bir kerede demedim ki ben dinimi yayıyorum tebliğ ediyorum , öğretiyorum , böyle bir misyon ediniyorum. Ben de insanım yanılabilirim , yarın öbür gün bana  soru soran beni sollar geçer. O bana anlatır ,öğretir. Her şey mümkün. Ama ben müslümanım , iki rekatta namaz kılıyorum diye kimseyi kendimden aşağı yada cahil görüp tebliğ ediyorum diye bir misyon üstlenmem. Bu benim davam deyip kimseyi karşı bir dava sahibi konumuna sokmam. İslami bir konuda tavsiyede bulunmak ile maydanozun faydalarını anlatmak arasında çok fazla bir fark yok. İkisinde de karşı tarafın iyiliği için bir çaba gösteriyorsunuz. Ha ruh sağlığı ha beden .. Ha dünya ha ahiret

Hepsi birbiri ile bağlantılı .. Niyet  insana hizmet olsun yeter. Ha  Namaz kılarak ruha yüklenecek ve ahirette kullanılacak  gücü anlatmışsınız,  ha da , insan beyninin daha iyi çalışması için önereceğiniz bir bitkiyi anlatarak , o bitkinin yenmesini sağlayarak beynin anlama kapasitesini artırarak tefekkür gücünün arttırılması için çaba sarfedersiniz , aynı şey.

   Konuyu çok dağıtmadan devam edelim ;

‘’ Pek sıhhatli kitaplarda görmedim ama, sıhhati az olan kitaplarda
gördüm. çok ulema bunu inkar etmişler, bazıları da isbat etmişler,
kesin kanaata varmadım; ama hikaye şu:
     Hazreti Ömer radıyallahu anhu'nun oğullarından birisinin hakkında
koğuculuk yapılmış, iftira edilmiş; bilhusus zina ile suçlamışlar.
bekar olduğu için Hazreti Ömer buna had vermiş; ceza vermiştir.
Habeşi bir kölenin eline kırbac veriyor; yüz tane kırbac vurmasını
emrediyor:
" Yüz kırbaçtan sonra yaşarsa yaşar, ölürse ölür, doksanbeşinci
kırbaçta , oğlu:
'Baba, bir yudum su...' hazreti Ömer:
'Beş kırbacın kalmış, beş kırbactan sonra sen öldüğün takdirde
Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına gidersen
diyeceksin ki: Babam senin şeriatini benden daha fazla seviyordu.. '
Ve bu arada vefat etmiştir... Su içmeden, kırbac altında...
        Bazı serseri insanlar diyorlar ki: Biz de ashab gibiyiz.. Var mıdır
bizden böyle ashab gibi evladına ceza verecek!?.. namaza kalkmaz,
namaz kılmaz!.. Gençtir!.. Saat onikide, bir de eve gelir!..
Gençtir!.. Kız, oğlan beraber dolaşır, görülür! Arkadaştır, sınıf
arkadaşıdır!.. Bir de ashab gibidir!.. Bunlar Ehli Sünnet
değildir... Bunlar Ehli sünnet değildir.. Eğer gerçek ehli Sünnet
ise, dini, tefrikasız, öz evladından daha fazla sever.

Allah'ın son dini yani şeriati, fakir-zengin, amir-memur hakkında
aynıdır. hatta Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: " Vallahi
eğer benim kızım Fatıma dahi hırsızlık yaparsa elini keserim."
buyuruyor.

' Gençtir sonra tevbe edecektir. ' diye bir hüküm yoktur. büyük
günahlardan vaz geçmeye mecburdur. Eğer bir kimse gençlikte,
gençliğini Allah Teala'ya verirse ihtiyar olduktan sonra Allah onu
sever....’’

             La havle vela kuvvete …

            Madem pek sıhhatli bir kaynak değildi niye örnek veriyorsun. Pek sıhhatli  değil kelimesi eksik,  bence tamamen uydurma bir hikaye ..  İftiraya uğramış ,ama öz oğlunu öldürmüş.  Hem de kim yapmış. Hz. Ömer. Tövbe haşa. O dönemde cahil halk öz kızını diri diri toprağa gömüyormuş , İslamiyet gelmiş . Hz. Ömer (r.a.) iftira sebebiyle öz oğlunu döve döve susuz perişan öldürtmüş. Bu da İslamın şeriati imişmiş. Miş muş vs vs. Ne farkı kaldı diri diri  kızını toprağa gömenden . Kız çocuğuda erkek çocuğuda masum. Velev ki masum olmasın. Bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibi olur. Benim aklıma, mantığıma ,gönlüme, insanlığıma uymuyor. Benim böyle bir İslam anlayışım yok. Zaten böyle bir din anlayışıda yok.  Bu gün zina yapan erkekleri öldürmeye kalksak bir şehirde kaç  er kişi kalır o nu da merak etmiyor değilim. J J

          Allah bizi uydurma hadislerden de ,hikayelerden de rivayetlerden de korusun. Bu nasıl bir şey , dehşete düştüm. Hikayenin gerçekle en ufak bir bağlantısı olduğuna inanmak dahi istemiyorum. Allah akıl fikir versin ne diyim. 

             Yazarken bile içim sıkıldı. İslam bu değil , yalvarırım her anlatılana inanmayın. Bir karıncayı dahi ezmeyen , yaş yaprağı ateşe atıp yakmaktan imtina eden insanlara bunu yapmayın. İslama bunu yapmayın , Rasulullah’ a (S.A.V)  zulmetmeyin.  İşte asıl dinimize zarar veren , elalemin kafiri , ateisti felan değil, dini yanlış öğreten ulema geçinen zihniyettir.

             Müslümanım diyen müslümanı dininden imanından ediyorlar. .

        Hele de şu cümledeki tahrike bakar mısınız ?   ( Kız, oğlan beraber dolaşır, görülür! Arkadaştır, sınıf arkadaşıdır!.. Bir de ashab gibidir!.. Bunlar Ehli Sünnet değildir... Bunlar Ehli sünnet değildir.. Eğer gerçek ehli Sünnet
ise, dini, tefrikasız, öz evladından daha fazla sever.)

         Gerçek ehli sünnet evladı iftiraya uğrasa bile döve döve öldürmezse , sünnete riayet etmiş sayılmaz.. Bu bu demek değil de ne? Zaten Müslüman olmayanı da doğramışın satırla aynı şey !  Allah muhafaza…

        Bu fikirlerin hangi yazara  ait olduğu önemli değil bu yüzden adını yazmadım . Önemli olan belli bir kitle tarafından saygıyla ve sorgulanmadan kabul görüyor olması. İşte bu beni dehşete düşürdü.

    Yine de bu kişinin  tüm iyi niyetimle ,  bu konuda olmasa da başka konudaki fikir ve davranışları ile insanlara  faydalı olduğuna inanmak istiyorum. 

       Bu yazımda da   kişilerin şahsını değil, fikrini eleştirdiğimi hatırlatmak da fayda görüyorum. Dolayısı ile daha değişik düşünen her insanın fikrine de  açığım. Ben benim doğrularıma göre yorumladım. Siz kendi doğrularınıza göre okuyun. Ama lütfen mantık ve sağduyu çerçevesinde olsun. İslam akıl dinidir. 

İnşallah sonra devam ederim , kalın sağlıkla..

                                                         …nil  

    

Yorum Yaz