Gıcığım 2

 

         Şehirlerarası otobüs yolculuğu yapıyorum, vakit öğlen suları. Teknoloji gelişmiş ya hani. Ne çıksa alıyoruz, ne çıksa takıyoruz otobüslere bile. Bu otobüste de tv var. Her otobüste var diyeceksiniz Bu öyle değil. Bildiğiniz evdeki tv. Her kanal çekiyor. Her dizi oynuyor mübarekte.

           Muavin yeme içme faslını bitirir bitirmez sarılıyor kumandaya. Malum dizilerden birini seyrediyoruz. Hiç sevmem. Ayık bayık sulu zırtlak sıradan dizileri. Sesini de açmış. Elimdeki dijital Ku’an la kalakalıyorum. Çağırıyorum muavini. Kulaklık sisteminiz nerde  diyorum tv yi izlemek istemiyorum sesinide duymasam iyi olur zira başka bir şey dinleyeceğim. Tuhaf tuhaf bakıyor yüzüme. Onca para verip taktırdıkları sistemi beğenmemem ilkel benliğine dokunuyor zaar.  Henüz diyor kulaklık sistemi mevcut değil otobüste. Ne yani diyorum bunu dinlemek zorunda mıyım şimdi. Maalesef diyor yılgın gözlerini kısarak. Kaptan şoföre iletin lütfen diyorum. Ben tv izlemek zorunda değilim. Üstelik her hafta en az iki defa seyahat ediyorum ve siz her defasında beş saatlik yolda dört saat dizi izletiyorsunuz bana.

            Manasız bir  ifade takınarak şoförün olduğu bölüme doğru yürümeye başlıyor. Uzaktan dinliyorum bizim ki özetliyor durumu. Şoför duyduklarına öfkeleniyor. Belli ki bu sistemi alıp taktırmak onun fikri.  Söyleniyor sesini kıstırırken tv nin ‘’Bizim insanınız ne anlar teknolojiden’’ diye.’’ Fazla bizim millete bunlar fazla’’ diye de  ilave ediyor homurdanarak.

        Şaşırma sırası bende şimdi.

       Az sonra molada sökerim ben senin omzundaki pırpırlarını, anlatırım ben sana teknoloji nasıl kullanılır diyerek sessiz kalıyorum şimdilik. Televizyonla insanı uyuşturan düşünme yetilerini elinden alan ve bu amaca hizmet eden herşeyden tiksiniyorum. Televizyonu neredeyse tuvaletlere kadar sokan zihniyetten bir kere daha tiksiniyorum. Hiçbir yerde rahat yok vesselam.

 Nil.

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !