Embed

SEN...

    

      ..Ve sen ne kadar gitsen, o kadar yakınsın  bana , kırlangıçlar biriktirdim yalnızlığımda , saçlarımın  kuytusunda .  Gözlerini orman yapıp ceylanlara su verdim derelerinde . Hani her konuştuğunda,   sesinin ardında ,  yüzün  kurşun olurdu ve ben hep  imla hatalarıyla dolu devrik  bir cümleydim  karşında. Ne kadar yanlışsam o kadar doğruydu gözün.  

            

              Seni düşlerken kirli ve üşümüş bir çocuk olurdum rüzgarlı o tepenin yamacında , kış suskun . Ömrüme iliştirdiğim martı leşleri utanç dolu bir geçmişi oynar, kapanmaya yüz tutmuş sahnemde ..Babilin asma bahçelerine asmaya çalıştığımda kendimi, kızıl bir utanç olur sana olan sevdam , gülümsersin . . Sen gülümsersin ,hep gülümsersin en karanlık gecelerimde,  sol yanım ölse sağ yanım nihavent bir çığlık olur , bilmezsin.  Günahın en beterinin seni sevme çılgınlığım olduğunu görmezsin. Durup durup seni kendime anlatmaktan yorgun düşerim , sezmezsin. Sezsen de anlam veremezsin , hep gülersin beni gördüğünde .

 

         Gece uykularımı kimselere benzememelerin kaçırıyor , kendi koridorlarımda kaybolduğumda seni kaybedemiyorum. Hiçbir aşk yaşanmıyor artık ki bir öncekinin katili olsun. Yokluğundan yapılmış kurşunlar sekiyor sol yanımdan.  Belki de  bir bardak su değil koca okyanusu istemeliydim senden , yoksa  sana platonik aşklar mı  ısmarlamalıydım kederimden .Trafiğe kapalı alanlarda yaşadım ben hüznü , o yüzden çok hasar aldım.

 

        Ne kadar yağsam semalarından , o kadar kuru kalırdın .. Ben ne kadar SENsem, sen o kadar yalnızlıktın. Seni özlemek en korkunç acı çekme biçimimdi , mahkum gözlerimdi. Hapishanem gülümsemen ! En vazgeçilemeyeceğin  anda gitmiştim senden. Yastığımın altına gözlerini çizmiştim düşlerimde. Bakışında uyurdu düşler , düşleri illa  kıskanırdı gerçekler.

 

        Seni her düşündüğümde;  kendime, yanlış çözülmüş bir problem olurum. Hiçbir tarafı tutmaz bir yatalak  hasta olur hayat , Yusuf  olsa da  yüzün . Ölümle randevumu özletir suskunluğun ,bunu bile bile  sustun…Ben se arıyorum hangi tren istasyonunda ölümle randevum?

 

        Seni ilk bulduğumda kaybetmek istedim en çok.. Ne kadar çok sende kaldıysam o kadar yıkık bir duvar oldu yüzüm. Beni  ne unutacak kadar nefret ettin , ne hatırlayacak kadar sevdin. En çok da bu sıradanlığım kanattı beni. Hangisi zor du bilmiyorum. Sana yenilmek mi sensizliğe yenilmek mi? Sonu olmayan bir yazıya başladığımı fark ediyorum.

                                                                           …nil

       

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !